Tailor
Tailor
/
Rehber2 Haziran 20268 dk

Bir web sitesi gerçekte ne kadar tutar?

“Web sitesi kaç para?” sorusunun tek bir cevabı yok — ama net bir mantığı var. Fiyatı neyin belirlediğini, neye para verdiğini, ucuzun neden pahalıya patladığını ve sağlıklı bir bütçeyi nasıl kurduğunu adım adım açıklıyoruz.

Yazan Tailor Editör Takımı

İlk sorulan soru hep aynıdır: "Bir web sitesi kaç para?" Cevap ise can sıkıcı derecede dürüst: değişir. Ama bu, "rastgele" demek değil. Fiyatın arkasında net bir mantık var; bir terzinin "kumaşa, kesime ve ölçüye göre değişir" demesi gibi. Bu yazıda o mantığı tek tek açıyoruz — somut rakamlar vermeden, ama rakamı neyin oynattığını göstererek. Sonunda bir teklif gördüğünde, içinde ne olduğunu okuyabileceksin.

Neye para veriyorsun?

Bir web sitesinin maliyeti tek bir kalem değildir. Asıl ödediğin şey kod değil; doğru kararlar. Bir sitenin fiyatı kabaca şu kalemlerin toplamıdır:

  • Strateji: Sitenin kime, ne anlatacağı ve ziyaretçiyi nasıl harekete geçireceği.
  • Tasarım: Markana özel, güven veren ve dönüşüme götüren arayüz.
  • Geliştirme: Hızlı, güvenli, mobil uyumlu ve büyümeye hazır altyapı.
  • İçerik: Metin, görsel ve düzenin birlikte çalışması.
  • Sonrası: Yayın, bakım ve büyüme desteği.

Aynı "5 sayfalık site" cümlesi, bu kalemlerin derinliğine göre tamamen farklı rakamlara denk gelir. İki marangoz da "bir masa" yapabilir; biri iki saatte, diğeri iki haftada. Aradaki fark malzeme değil, niyettir.

Fiyatı asıl belirleyen şey: kapsam

Maliyetin omurgası kapsamdır. Kaç sayfa, kaç farklı sayfa şablonu, kaç farklı içerik tipi var? Tek sayfalık bir tanıtım sitesiyle; blog, hizmet sayfaları, vaka çalışmaları, çok dillilik ve filtreli bir katalog barındıran kurumsal bir site aynı iş değildir.

Burada gizli bir tuzak var: insanlar sayfa sayısını önemser, ama asıl emek çeşitlilikte saklıdır. Birbirinin aynısı yirmi ürün sayfası tek bir şablondur. Birbirinden farklı beş sayfa ise beş ayrı tasarım kararı, beş ayrı düzen, beş ayrı test demektir. Her yeni "şey çeşidi" — yeni bir blok, yeni bir liste tipi, yeni bir etkileşim — maliyet eğrisini sayfa eklemekten daha çok büküyor.

Hazır şablon mı, ölçüye özel mi?

İkinci büyük ayraç özelleştirmedir. Bir uçta hazır temalar var: hızlı, ucuz, herkese benzeyen. Diğer uçta markana özel sıfırdan tasarım var: senin sesinle konuşan, rakiplerine benzemeyen, dönüşüm için kurgulanan bir deneyim. Aradaki fark, konfeksiyonla ölçüye dikilmiş takım elbise arasındaki farktır.

Hazır şablon her zaman yanlış değildir; bütçe darsa ve amaç sadece "internette var olmak" ise mantıklı bir başlangıçtır. Ama markan bir varlıksa ve site senin yerine satış yapacaksa, özelleştirmeden kısmak çoğu zaman yanlış yerden tasarruf etmektir. Şablon ucuza başlar, sonra onu "kendine benzetmek" için harcadığın saatlerde pahalılaşır.

İçerik: çoğu kişinin unuttuğu kalem

Sayfa boşken tasarım kolaydır. İş, içine gerçek metin ve görsel girdiğinde başlar. Metin yazımı, fotoğraf, ürün açıklamaları, çeviri — bunlar projeyi en çok yavaşlatan ve en çok hafife alınan kalemlerdir.

İçeriğin hazırsa hız kazanırsın ve maliyet düşer. Sıfırdan üretilecekse — ki çoğu zaman öyledir — bu ayrı bir emektir: birinin oturup markanı anlaması, doğru kelimeleri bulması, görselleri toplaması gerekir. "Metinleri biz hallederiz" cümlesi kulağa basit gelir; pratikte projenin en uzun adımıdır.

E-ticaret, entegrasyon ve hareketli parçalar

Tanıtım sitesi durağandır: anlatır, ikna eder, iletişime yönlendirir. E-ticaret ve uygulamalar ise çalışır. Ödeme alır, stok takip eder, sipariş yönetir, kullanıcı girişi tutar. Her hareketli parça ayrı bir iş, ayrı bir test ve ayrı bir sorumluluktur.

Rezervasyon, ödeme altyapısı, CRM, e-posta otomasyonu, kargo entegrasyonu… Her bağlantı "şuraya bir buton koyalım" değildir; iki sistemin birbiriyle güvenle konuşmasıdır. Bu yüzden bir e-ticaret projesi, görünüşte benzese de, bir tanıtım sitesinden tamamen farklı bir maliyet ligindedir.

Fiyatı sayfa sayısı değil, kararların derinliği ve hareketli parçaların sayısı belirler.

Görünmeyen kalem: performans ve SEO

İki site birbirine tıpatıp benzeyebilir, ama biri yarım saniyede açılır ve Google'da bulunur, diğeri beş saniyede açılır ve kimsenin göremediği bir köşede durur. Bu fark, görünmeyen mühendislikten gelir: hız optimizasyonu, doğru kurgulanmış teknik SEO, erişilebilirlik, mobilde kusursuz davranış.

Bunlar teklifte tek satır görünür ama altında ciddi emek vardır. Ucuz tekliflerin ilk kestiği yer genelde burasıdır — çünkü müşteri görmez. Ta ki site yayınlanıp da kimse ziyaret etmeyene kadar.

Tek seferlik mi, sürekli mi?

Bir siteyi "bitirip" unutamazsın. Yayından sonra hosting, alan adı, güvenlik güncellemeleri, yedekleme ve içerik tazeleme devreye girer. Bunlar küçük ama süreklidir.

Burada iki model var: ya her şeyi tek seferde teslim alıp bakımı kendin üstlenirsin, ya da düzenli bir destekle siteyi canlı tutarsın. İkisi de geçerlidir; yanlış olan, sürekli maliyeti hiç hesaba katmamak ve bir yıl sonra güncellenmemiş, kırık bir siteyle baş başa kalmaktır.

Ucuzun gizli faturası

Çok düşük bir teklif çoğu zaman "ucuz" değil, eksik demektir. Faturası sonra çıkar:

  • Yavaş açılan, ziyaretçiyi kaçıran sayfalar.
  • Mobilde bozulan, güveni zedeleyen bir tasarım.
  • Google'da bulunamamak — yani var olmamak.
  • Güncelleyemediğin için terk ettiğin, ölü bir site.

Sonunda ikinci kez — bu kez doğrusunu — yaptırırsın. Yani aslında iki kez ödersin; üstüne kaybettiğin zamanı ve müşterileri hiç sayamazsın bile. İyi yapılmış bir site bir gider değil, bir araçtır. Sana müşteri getirdiği, güven inşa ettiği ve zamanını geri verdiği sürece kendini amorti eder.

Biz Tailor'da fiyatı nasıl kuruyoruz?

Biz işi tersten kurarız. Önce rakam konuşmayız; önce hedefi konuşuruz. Bu site senin için ne yapmalı? Daha fazla teklif mi toplamalı, randevu mu almalı, marka algını mı yükseltmeli, doğrudan mı satmalı? Hedef netleştiğinde, doğru kapsam — ve doğru bütçe — kendiliğinden ortaya çıkar.

Sonra ölçü alırız. Tıpkı bir terzi gibi: ne fazlası, ne eksiği. Teklifimizde her kalemin neden orada olduğunu görürsün; "şu özellik şu kadar emek, çünkü şu" diyebiliriz. Gizli kalem yok, sürpriz fatura yok. Bütçen sınırlıysa bunu da dürüstçe konuşuruz: nereden başlanır, neyi sonraya bırakabilirsin, hangi karar bugün ucuz ama yarın pahalı.

Çünkü amacımız sana bir site satmak değil; işe yarayan bir site dikmek.


Net bir rakam mı istiyorsun? En doğrusu, kısa bir sohbet. Ne yapmak istediğini anlat; sana ölçüne göre kurulmuş, şeffaf ve gerekçeli bir teklifle dönelim. Tanışalım.

Contents
TABLE OF CONTENTS
WhatsApp'tan yaz